Kalehöyük

Yazdır
24 Nisan 2013 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 5218

 

Yeri ve Büyüklüğü

                Kaman-Kalehöyük, Kırşehir İli, Kaman İlçesi, Çağırkan Beldesi’nde, Ankara’nın yaklaşık 100 km güneydoğusunda, Kaman İlçesi’nin 3 km doğusunda ve Ankara’yı Kayseri’ye bağlayan 260 No’lu Devlet Karayolu’nun hemen güneyinde bulunmaktadır. Kaman-Kalehöyük, 280 m çapında, 16 m yüksekliğinde, havadan yuvarlak, yandan trapezoid görünümlü orta boy bir höyüktür.

              Höyüğün hemen güneyinden ‘Göçmen Yolu’ veya ‘İpek Yolu’ denilen eski bir yol geçmektedir. Doğu ve batı kenarını ise güneyden kuzeye doğru akan iki küçük çay sınırlandırır. Su kaynaklarının höyüğün yakınında bulunmaları, insanların yerleşim amacıyla bu alanı seçmelerindeki en önemli etkenlerden biri olmalıdır.

 

Yüzey Araştırmaları ve Kazı Çalışmaların Başlangıcı

              Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi tarafindan, 1985 yılı Temmuz-Eylül aylarında Kaman-Kalehöyük ve civarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında toplanmış seramik ve diğer buluntular değerlendirilerek, höyüğün topografik haritaları tamamlanmıştır.

             Yapılan çalışmalarda, bu alanda Orta Çağ’dan Eski Tunç Çağı’na kadar uzanan kültür tabakalarının varlığı saptanmıştır. Bu çalışmaların sonucu olarak 1986 yılında kazı çalışmalarına başlanılmasına karar verilmiştir.

            Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi Şeref Başkanı, Altes Prens Takahito Mikasa, arkeolojik kazıların başlangıcını işaretleyen törende ilk kazmayı Kalehöyük’de 31 Mayıs 1986 tarihinde toprağa vurmuştur. Kaman-Kalehöyük’te kazı çalışmalarına o tarihten günümüze dek aralıksız olarak devam edilmektedir.

             Kazıların yanı sıra, İç Anadolu’da yüzey araştırmaları da Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülmektedir.

 

Kazı Çalışmaları

              Höyük aşağıya doğru kazıldığında, geçmişteki insanların yaşamlarına ait yapıların ve çeşitli başka kalıntıların üst üste katmanlaşmış olduğu görülür. Kazı çalışmaları, bunların düzenli olarak sıralanarak, binlerce yıllık kronolojik gelişimin ortaya çıkartılmasını sağlamaktadır.

         Günümüze dek yapılan kazılarda höyükte dört kültür katı tespit edilmiştir.

         Bunları özetle belirtecek olursak:

I.Kat (1a-1b evreleri olmak üzere) 15.-17.yy Osmanlı, Bizans ve Selçuklu Beylikler Dönemi,

I.Kat ve II.kat arasında kalan ve M.S.15 yy ile M.Ö. 4yy arasında yer alan iskansız dönem,

II. Kat (IIa-b-c-d evreleri olmak üzere) M.Ö. 12. yy.’dan M.Ö. 4. yy.’ın ikinci yarısına kadar süren dönemi kapsayan Demir Çağı,

III.Kat (IIIa-b-c- evreleri olmak üzere) M.Ö.20.yy'dan 13.yy' a kadar olan dönemi kapsayan höyükte tam tespit edilemesede Hitit İmparatorluk Çağı, Eski Hitit Krallık Çağı ve Asur ticaret kolonileri Çağı olarak görülür.

Son olarak ise IV. Yapı katı (IVa-b evreleri olmak üzere) M.Ö. 2200-2000’e, yani Eski Tunç Çağı’na geçiş evrelerine tarihlendirilmektedir.

 

Ayrıca, Eski Anadolu Kronelojisinde Hitit İmparatorluğu’nun çökmesinden sonra göç eden kavimlerin Ege'de Aiol ve İon kentlerini kurmalarına kadar uzanan zaman birimini içeren ve yerleşim ile kültür izi içermeyen bununla paralel olarak önemli bir sorun şeklinde karşımıza çıkan döneme Karanlık Çağ adı verilmektedir. Yapılan çalışmalarda şu görülmektedir ki Kalehöyük'te Karanlık Çağa ait yaşam izlerine IId tabakasında rastlanmıştır.

            İşte bu Arkeolojik ve tarihi çalışmaların temelini oluşturan kronolojinin açığa çıkartılması, Kaman-Kalehöyük kazı çalışmalarının da birinci hedefini oluşturmaktadır. Kazı çalışmalarının bir diğer hedefi de, her döneme ait yerleşim şeklillerini, yaşam tarzılarını ve sosyal koşulları öğrenerek, ortaya çıkartmaktır.

            Zengin kültür katlarına sahip Kalehöyük'te oldukça renkli buluntularda dikkati çekmektedir. Bunlardan M.S.17.yy'a tarihlenen Çin'den ithal porselen ve Polonya sikkeleri Doğu-Batı ticaretini göstermesi açısından önemlidir. Aynı zamanda M.Ö. I.Bin ve II.Bin'e tarihlenen ithal mühürlerde bu ticaretin köklerinin çok eski zamanlara dayandığının göstermesi açısından önemlidir. Höyükte bol miktarda çıkan çanak çömlek ve madeni buluntuların dışında Asur Ticaret Kolonileri Dönemine tarihlenen ve ekonomik özellik taşıyan Kil tablet önemli buluntular arasındadır. Ayrıca bulunan eserler, Kalkolitik ve Neolitik Çağ’a ait tabakaların da açığa çıkartılacağını göstermektedir.